16 Aralık 2012 Pazar






YEKPARE’ (monolithic) "http://vimeo.com/12584289

"Yekpare" is a storyteller which narrates the 8500 year story of Istanbul. The story embraces symbols from Pagans to Roman Empire, from Byzantine Empire to Latin Empire, and finally from Ottoman Empire to Istanbul at the present day.
Haydarpaşa Train Station, with its brilliant architectural forms, is the building on which the story is projected. The connection between middle east to west has been provided by Istanbul and Haydarpaşa since 1906. In the 50’s it served as a door for millions of internal emigrants who have triggered the chaos in Istanbul's dialectical daily life scenes.The project's conceptual, political and geographical positioning, the location’s depth of field and the fact that the entire show can be watched from Kadıköy coast; make "Yekpare" a dramatic presentation.
The first day of the performance also marks the 47th deathday of Nazım Hikmet Ran, the famous Turkish poet. We started out with a quote from his epic novel, "Human Landscapes from My Country": “At Haydarpaşa Train Station, in the spring of 1941, it is three o’clock. Sun, exhaustion and rush lay on the stairs...”

Art Direction & Visuals:
Deniz Kader – Candaş Şişman
Music & Sound Design:
Görkem Şen
Project Management:
Erdem Dilbaz
Technical support : Alican Aktürk - Refik Anadol ( griduo.com)
Modelling: Gökhan Uzun – Can Dinlenmiş (prospektif.org)

Special Thanks to: Efor Production, Visio – Vox, Sinevizyon, Yakup Çetinkaya, Gökhan Kurtuluş, Lokman Doğmuş, Baran Güleşen, Ümit Özdemir, Tolga Dizmen, Yunus Dölen, Murat Durusoy, Ahmet Türkoğlu, Mustafa Nurdoğdu, Burhan Ersan.
Realized with mxwendler.net mediaserver

Memleketimden İnsan Manzaraları "Nazım Hikmet Ran"



           Memleketimden insan manzaraları
Haydarpaşa garında             
1941 baharında                       
saat on beş.         
Merdivenlerin üstünde güneş             
yorgunluk             
ve telaş.             
Bir adam                                 
merdivenlerde duruyor                                      
bir şeyler düşünerek.
Zayıf.                                           
Korkak.                                         
Burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam                                          
— Galip Usta —
tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur :
“Kâat helvası yesem her gün” diye düşündü
5 yaşında.
“Mektebe gitsem” diye düşündü 
10 yaşında.
“Babamın bıçakçı dükkânından 
Akşam ezanından önce çıksam” diye düşündü
11 yaşında.
“Sarı iskarpinlerim olsa 
kızlar bana baksalar” diye düşündü 
15 yaşında.
“Babam neden kapattı dükkânını? 
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına”
diye düşündü  
16 yaşında.
“Gündeliğim artar mı?” diye düşündü.
20 yaşında.
“Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim?” 
diye düşündü 
21 yaşındayken. 
“İşsiz kalırsam” diye düşündü
22 yaşında. 
“İşsiz kalırsam” diye düşündü
23 yaşında. 
“İşsiz kalırsam” diye düşündü
24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
“İşsiz kalırsam” diye düşündü                
50 yaşına kadar.    
51 yaşında “İhtiyarladım” dedi,
“babamdan bir yıl fazla yaşadım.”   
Şimdi 52 yaşındadır.
İşsizdir. 
Şimdi merdivenlerde durup                                    
kaptırmış kafasını
düşüncelerin en tuhafına :
“Kaç yaşında öleceğim?
Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?”
diye düşünüyor.
Burnu sivri ve uzun.
Yanaklarının üstü çopur.
Denizde balık kokusuyla 
döşemelerde tahtakurularıyla gelir
Haydarpaşa garında bahar.
Sepetler ve heybeler
merdivenlerden inip
merdivenleri çıkıp             
merdivenlerde duruyorlar.
Polisin yanında bir çocuk
— tahminen beş yaşında —
iniyor merdivenleri. 
Nüfusta kaydı yok
fakat ismi Kemal.
Merdivenleri bir heybe çıkıyordu
bir halı-heybe.
Merdivenlerden inen Kemal
yapayalnızdı
— kundurasız ve gömleksiz —  
ortasında kâinatın.
Açlığından başka bir şey hatırlamıyor
bir de hayal meyal   
karanlık bir yerde bir kadın.
Merdivenleri çıkan heybenin 
kırmızı, mavi, siyahtı nakışları.
Halı-heybeler
ata, katıra, yaylıya binerlerdi eskiden,
şimdi şimendifere biniyorlar.
Merdivenleri bir kadın iniyor.  
Çarşaflı 
şişman 
Adviye Hanım. 
An-asıl Kafkasyalı. 
1311’de kızamık
1318’de gelin oldu.
Çamaşır yıkadı. 
Yemek pişirdi.                                                           
Çocuk doğurdu. 
Ve biliyor ki öldüğü zaman
bir şal koyacaklar tabutuna
selâtin camilerinden.
Bir damadı imamdır.
Merdivenlerin üstünde güneş 
bir baş yeşil soğan
ve bir insan :
Ahmet Onbaşı.
Balkan Harbinde gitti. 
Seferberlikte gitti. 
Yunan Harbinde gitti. 
“Ha dayan hemşerim sonuna vardık”
sözü meşhurdur.
Merdivenlerden bir kız çıkıyordu.
Çorapta çalışır.
— Tophane caddesi, Galata. —
Âtifet on üç yaşındadır.
Galip Usta
baktı Âtifet’e,
“Evlenseydim eğer
torunum olurdu bu kadar”
diye düşündü.
“Çalışırdı, bana bakar”
diye düşündü.
Sonra birdenbire aklına Şevkiye geldi. 
Emin’in kızı. 
Mavi mavi gözleri vardı. 
Geçen sene
daha âdet görmeden
Şahbaz’ın arsasında bozmuşlardı.
Sepetler ve heybeler
merdivenlerden inip
merdivenleri çıkıp
merdivenlerde duruyorlar.
Ahmet Onbaşı
— yine askerdi — 
yetişti halı-heybeye. 
Öptü elini. 
Halı-heybe
ve mavi mintan, palto, siyah şalvar
ve keten lastik iskarpinler, 
fötür şapka, sakal, 
ve lahurî şal
kuşak
onbaşının omzunu okşayarak : 
“— Hayıflanma birkaç kalem borç için” dedi, 
“hane halkını sıkıştırmayız. 
Yalnız biraz faiz biner.”
Haydarpaşa koyunda
martılar inip kalkıyor
denizde leşlerin üstünde.            
İmrenilir şey değil
martıların hayatı.
Garın saatı
üçü beş geçiyor. 
Siloların orda
buğday yüklüyorlar
İtalyan bandıralı bir şilebe.
Ayrıldı onbaşıdan halı-heybe  
gara girdi.
Merdivenlerde güneş 
yorgunluk
ve telaş 
ve bir altın başlı kelebek ölüsü var. 
Kocaman insan ayaklarına aldırmadan 
bembeyaz, upuzun taşın üstünde
taşıyor karıncalar kelebeğin ölüsünü.
Adviye Hanım 
sokuldu polis efendiye. 
Bir şeyler konuşuldu. 
Okşadı çocuk Kemal’i. 
Ve hep beraber
karakola gittiler. 
Ve her ne kadar 
bir daha görülmeyecekse de      
hayal meyal
karanlık bir yerlerde hatırlanan kadın 
çocuk Kemal
yapayalnız değil artık
ortasında kâinatın. 
Bir parça bulaşık yıkayıp
biraz su taşıyacak 
ve Adviye Hanımın dizi dibinde yaşayacak.

Mogollar - Haydarpasa Merdivenleri

http://www.youtube.com/watch?v=_GelpYolCKo

Haydarpaşa 'sanat' garı

Haydarpaşa 'sanat' garı

İSTANBUL'UN 'kapısı' Haydarpaşa Garı, bugünden itibaren dört gün boyunca sanatla dolu olacak.
Her gün binlerce kişinin kullandığı, kentin Anadolu ile bağını yüzyılı aşkın sağlayan gar, 'Haydarpaşa Garı'nda Bahar' adlı bir projeye ev sahipliği yapıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği tarafından gerçekleştirilen etkinlik, dans gösterileri, tiyatro oyunları, şiir okumaları, konserler ve film gösterimlerinden oluşuyor. Yolcular trenlere inip binerken bu sanat etkinliklerine tanıklık edecek. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliği Yönetmen Yardımcısı Ümit Özdemir, "İstanbul göçle şekillenen bir şehir olduğu için mekânda göç temalı etkinlikler düzenlenecek" diyor. Bir trenin iki vagonunda gösterilecek filmler de aynı temaya sahip. Bugün, Mavi Gözlü Dev, yarın Gurbet Kuşları, 5 Haziran'da Almanya Acı Vatan ve 6 Haziran'daGönlümdeki Kök Olmasa adlı filmler izlenebilir. 

NÂZIM HİKMET ANISINA 

Garda yarın akşam Beklerken, 6 Haziran'da ise Semaver ve Kumpanya adlı oyunlar sergilenecek. Haydarpaşa Garı, proje kapsamında Nâzım Hikmet'in 47. ölüm yılı vesilesiyle 'sıradan' 40 İstanbullu, Haydarpaşa merdivenlerinde dört gün boyunca, şairin gardan sık sık bahsettiği Memleketimden İnsan Manzaraları adlı eserini bölümler halinde seslendirecek. Devlet Tiyatroları'nın, şairin aynı adlı eserinden yola çıkarak sahneye koyduğuBenerci Kendini Niçin Öldürdü oyunu da bugün garda sahnelenecek. Gar ayrıca İşte Geldim ve İstanbul İstanbul adlı performanslara ve 5 Haziran'da 'Göçebe Şarkılar' adlı müzik dinletisine sahne olacak.

FAZIL SAY İSTANBUL SENFONİSİ (5) HAYDARPAŞA GARINDAN ANADOLUYA



FAZIL SAY İSTANBUL SENFONİSİ (5) HAYDARPAŞA GARINDAN ANADOLUYA




http://www.youtube.com/watch?v=eB9Onwtw2G8

3D HAYDARPAŞA

http://www.3dmekanlar.com/tr/haydarpasa-gari.html
http://www.change.org/tr/kampanyalar/haydarpa%C5%9Fa-gar%C4%B1-gar-olarak-kals%C4%B1n-haydarpasaport
http://video.cnnturk.com/2012/ekonomi/9/27/haydarpasa-gari-ozellestirme-idaresinde
http://www.fotokritik.com/arama/haydarpa%C5%9Fa%20gar%C4%B1%20hdr

Haydarpaşa 'Kültürel Tesis Turizm ve Konaklama Alanı' Olacak, Tren Seferleri Sürecek


Haydarpaşa 'Kültürel Tesis Turizm ve Konaklama Alanı' Olacak, Tren Seferleri Sürecek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde onaylanan Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı'na göre yıllardır “Otel olacak mı olmayacak mı” diye çok tartışılan tarihi gar binası ‘Kültürel Tesis, Turizm Konaklama’’ alanı olarak ayrıldı. Plana uygun proje de hazırlandığında 1 milyon metrekarelik ‘Haydarpaşa Port’ta
yapi.com.tr

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde onaylananHaydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı'na göre yıllardır “Otel olacak mı olmayacak mı” diye çok tartışılan tarihi gar binası ‘Kültürel Tesis, Turizm Konaklama’ alanı olarak ayrıldı.Radikal Gazetesi'nden Serkan Ocak'ın haberine göre, plana uygun proje de hazırlandığında 1 milyon metrekarelik ‘Haydarpaşa Port’ta Harem Otogarı’ndan Kadıköy Moda’ya kadar olan kısım dev bir turizm ve ticaret merkezi haline gelecek. Haydarpaşa’ya yeni bir kruvaziyer limanın yanı sıra, alan içerisine toplam 4 adet de dini tesis yapılacak. 941 bin metrekarelik alanın 817 bin metrekaresine inşaat yapma serbestliği getirildi.

Gökdelen yok 

8 yıl önce Haydarpaşa’ya 7 gökdelen yapılacak söylentileriyle gündeme gelen ancak zaman içerisinde çeşitli değişikliklere uğrayan ‘Haydarpaşa Port’ projesi tamamlandı. Projede son yapılan değişikliklere göre mevcut gar binasının giriş katı, demiryolu ulaşım hizmetleri vermeye devam edecek. Ancak üst katlarda TCDD’nin kullandığı ofisler, müze, konser, sergi ve kültürel tesis ve konaklama olarak hizmet verecek.

Projede ‘konaklama’ diye geçen yerler ‘otel’ olacak. Alanın çeşitli yerlerine 4 adet dini tesis yapılacak. Bu tesislerin toplam alanı ise yaklaşık 15 bin metrekare. İdari bölümlerin toplam alanı 7 bin metrekare ile sınırlandırıldı. Kültür, turizm ve konaklama için 30 bin metrekarelik alan ayrılırken, 5 adet ticaret alanı içinse 132 bin metrekarelik alan öngörüldü. 145 bin metrekarelik 3 adet başka bir yapıysa turizm ve ticaret merkezi olarak hizmet verecek.



Kazılara izin çıktı 

Kültür ve Tabiat Varlıkları, Koruma Kurulu, plan düzenlemesinin Üsküdar ve Kadıköy olarak iki parça halinde yapılmasına karar verdi. Projenin bir ucu Harem Otogarı’ndan başlarken, diğer ucu Kadıköy’de Moda sahiline kadar uzanıyor. Kurulun en önemli değişikliklerinden biri de kazı çalışmalarıyla ilgili oldu. Genel hükümler maddesine “İlgili müze müdürlüğü kazı çalışması gerçekleştirecek” notu eklendi. Gerekli görülen alanda müze müdürlüğü denetiminde kazı yapılacak. Haydarpaşa alanında bazı atıl halde bulunan binalar var. Bunlardan askeri bina, muhacir misafirhanesi ve toprak Mahsulleri Ofisi’nin bir binası ile elektrik santralı gibi tarihi yapılar tescilli durumda. Koruma Kurulu bu binaların yıkılmasına izin vermiyor.

Yükseklik sınırı gar! 

Koruma Kurulu’nca onaylanan planda, kat yükseklikleri 4 kat. Daha önce bu yükseklik, 5 kat ve maksimum 27 metre olarak belirlenmişti. Yapılacak yeni binalar Haydarpaşa Garı’ndan daha yüksek olamayacak. Kültürel tesis alanlarında ticari merkez alanlarının oranı ise yüzde 20 olarak sınırlanacak. Planda ‘yolcu limanı’ olarak gösterilen bu bölge, uluslararası turistik gezilerin yapıldığı kruvaziyer liman olduğunda halkın kullanımına tamamen kapatılacak.

'Koruma ilkelerine aykırı bir plan' 

Birleşik Taşımacılık Sendikası, Koruma Kurulu’na Haydarpaşa Port ile ilgili olarak itiraz etti. İtiraz gerekçeleri şöyle:

İşlevi, doğal ve tarihsel değerleriyle bağdaşmayan, şehircilik ilkelerine, ulusal ve evrensel koruma hukukuna açıkça aykırı.
Korumacı yaklaşım yerine ticari yaklaşım dikkate alınarak turizm, konaklama ve ticaret vurgusunun öne çıkarıldığı, bazı parsellerde emsal yapılaşma oranının ucunun açık bırakıldığı görülüyor.
Ne TCDD’nin ne de planı hazırlayan İBB’nin bu bölge için mevcut ve kayıp eserlere ilişkin bir kaydı vardır. Yeniden yapım bir restorasyon yöntemi olarak yer alır. Ancak bu yöntem, savaş, deprem gibi ani bir felaket ile yıkılmış, toplumsal hafıza için vazgeçilmez, ulusal kimliğin bir parçası olan yapılar için söz konusu olabilir. Mostar Köprüsü gibi.
Haydarpaşa Limanı kruvaziyer limana çevrilmektedir. Bu kapsamda bir yapılaşma ve limana yanaşacak gemiler Selimiye Kışlası ve Marmara Üniversitesi siluetinin görünmesini engelleyeceklerdir.
Alanın yüzde 60’ının konaklamaya ayrılması, bu alanı oteller bölgesine çeviriyor.
Haydarpaşa gar binası temeline ağaç kazıklar çakılarak deniz üzerinde özel konumlandırılmış. Yapımında kullanılan inşaat teknolojisi açısından büyük değer taşımakta. Bu bina çevresinde düzenlenecek konserlerdeki yüksek desibel ve sesin oluşturacağı titreşimler binada tahribata neden olacak.

Yıldönümüne yetişti! 

26 Kasım 2010’da Haydarpaşa Tren Garı tarihinin en ağır hasarlarından birini aldı. Garın çatısı restorasyon sırasında tamamen yandı. Tam adı ‘Haydarpaşa Gar, Liman ve Geri Sahası Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı’ olan ölçekli plan da bu yangının yıldönümünden tam bir gün önce, 25 Kasım 2011’de İBB Meclisi tarafından onaylandı. Radikal’in detaylarına ulaştığı plan henüz askıya çıkmadı. Başkan Topbaş’ın imzasının ardından plan, 30 gün askıda kalacak. Ardından projeler hazırlanacak. Bu süre zarfında da plana itirazlar yapılabilecek. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası ve Mimarlar Odası ise askıya çıkacak planla ilgili şimdiden dava hazırlığı içerisinde.

Banliyö Hattı da Kapanıyor,


Banliyö Hattı da Kapanıyor, 150 Bin Yolcu İETT'ye Emanet

Şehirlerarası trenlerin seferden kalkmasının ardından önümüzdeki aylarda da Gebze-Söğütlüçeşme ile Halkalı-Kazlıçeşme arasındaki banliyö tren seferleri son bulacak. Her iki yakadaki banliyö hatları modernize edilirken, yaklaşık 150 bin yolcuyu İETT taşıyacak. 213 yeni otobüsü sisteme dahil eden İETT, her iki yakada 2'şer yeni hat oluşturacak.
Ulaştırma BakanlığıAnkara-İstanbul hızlı tren ve Marmaray çalışması sebebiyle Haydarpaşa Tren Garı'na yapılan şehirlerarası tren seferlerini durdurdu. Marmaray Projesi'nde rayların yenileme çalışmaları kapsamındabanliyö hatları da önümüzdeki birkaç ay içinde kapatılacak. Zaman Gazetesi'nden Yasin Kılıç'ın haberine göre, Marmaray Projesi'nin 66 kilometrelik en uzun kısmını oluşturan Halkalı-Kazlıçeşme ve Gebze-Söğütlüçeşme arasındaki mevcut banliyö hatları modernize edilerek metro standardına yükseltilecek. Halkalı-Kazlıçeşme ve Gebze-Söğütlüçeşme banliyö hatlarını kullanan 150 bin vatandaş için ise özel otobüs seferleridüzenlenecek.

Banliyö hatlarının yenilenmesi amacıyla kapatılacak olması üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü, İETT, TCDD ve Kocaeli Belediyesi temsilcilerinden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyon, banliyö hatlarının kapatılması ile birlikte mevcut sistemi kullanan yolcuların taşınması konusunda bir dizi toplantı düzenledi. Banliyö hatlarında Anadolu yakasında 92 bin 300, Avrupa yakasında 64 bin 500 olmak üzere günde 156 bin 800 yolcu taşınıyor. Komisyon düzenlediği toplantılar sonucunda 150 bin yolcunun taşınması için Anadolu yakasında 2 ve Avrupa yakasında 2 olmak üzere banliyö hattı güzergâhında 4 yeni hat kurulmasına karar verdi. Banliyö güzergâhında yolcu taşınan mevcut 6 hatta da otobüs takviyesi yapılacak. İETT banliyö hattını kullanan yolcuların ulaşımı için 123'ü Anadolu yakasına ve 90'ı Avrupa yakasına olmak üzere 213 yeni otobüsü sisteme alacak.

Marmaray Projesi 4 bölümden oluşuyor. Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri, Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi: Tüneller ve İstasyonlar (BC1), Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi: İnşaat, Elektrik ve Mekanik Sistemler (CR-1) ve Demiryolu Aracı İmali (CR2) bölümleri. Projenin en önemli ayağını banliyö hatlarının modernizasyonu ve tüp geçitle bağlantısının yapılması işleri oluşturuyor. Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi: İnşaat, Elektrik ve Mekanik Sistemler (CR-1) çalışması kapsamında bazı istasyonlarda şantiyeler kurularak (Gebze, Halkalı, Pendik, Maltepe gibi) çalışma ofisleri oluşturulacak. Çalışma kapsamında mevcut banliyö hatları iyileştirilecek ve yüzeysel metroya dönüştürülecek. Toplam 37 istasyon yenilenerek modern istasyonlar haline getirilecek. Mevcutta 2 olan hat sayısı 3'e çıkarılacak. Sistem T1, T2 ve T3 olmak üzere 3 hattan oluşacak. T1 ve T2 hatlarında banliyö (CR) trenleri çalışacak. T3 hattı ise TCDD şehirlerarası yük ve hızlı yolcu trenleri tarafından kullanılacak. İstasyonlar arası ortalama mesafe 1-1,5 km olarak planlanıyor.

Rakamlarla Marmaray

Marmaray Projesi'nde 2 bin 550 kişi çalışıyor. Projenin işletmeye açılış tarihi 29 Ekim 2013 olarak planlandı. Marmaray Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi (CR1) teknik özellikleri rakamlarla şöyle:

Uzunluğu: 64 kilometre, 3 hat
Aç-kapa tünel: 4 adet
Viyadük: 2 adet
Köprü: 15 adet
Üstgeçit: 23 adet otoyol üstgeçidi, 13 adet yaya üstgeçidi
Altgeçit: 31 adet otoyol altgeçidi, 27 adet yaya altgeçidi
Kutu menfez: 61 adet
İstasyon: 35 adet
Yeraltı alışveriş merkezi: 1 adet
İstinat duvarı: 35 kilometre
Servis deplasmanı: 110 kilometre
Kazı: 1 milyon 18 bin 290 metreküp
Dolgu: 263 bin 183 metreküp
Balast: 475 bin 319 metreküp

Mevsimlerle İstanbul: 1925 – 1955 İstanbul Fotoğrafları Sergisi"


Mevsimlerle İstanbul: 1925 – 1955 İstanbul Fotoğrafları Sergisi"

Selahattin Giz’in 1925 ile 1955 yılları arasında İstanbul’un farklı bölgelerinde, farklı mevsimlerde çektiği fotoğraflarda tanıdık sokaklar, bugün artık zor tanınan ünlü alanlar, yaşlı tramvaylar, uzaktan uzağa dış çizgileri görünen görkemli camiler, çoğu yok olmuş büyük yapılar…
yapi.com.tr
Sergiler


"Mevsimlerle İstanbul - Yapı Kredi Selahattin Giz Koleksiyonu’ndan 1925 – 1955 İstanbul Fotoğrafları Sergisi", 12 Eylül - 5 Ekim 2012 tarihleri arasında CKM Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir. 

Bir müzik duyuluyor, kimi kez sert vuruşlarla; birtakım iniş çıkışlarla. Uzakta, çok uzaklarda; bilinen bir ‘konçerto’nun sıcak ezgileri. Kendisiyle birlikte nice küçük, sisli, belirsiz çağrışımları da yanı sıra sürükleyerek... Sanki baharın uyanışı! Selahattin Giz’in İstanbulu ya da İstanbul’un çoktan unutulmuş ‘giz’leri...

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi işbirliğiyle hazırlanan, Mevsimlerle İstanbul - Yapı Kredi Selahattin Giz Koleksiyonu’ndan İstanbul Fotoğrafları Sergisi, İstanbul’un dört mevsimini resimlerle anlatıyor. Selahattin Giz’in 1925 ile 1955 yılları arasında İstanbul’un farklı bölgelerinde, farklı mevsimlerde çektiği fotoğraflarda tanıdık sokaklar, bugün artık zor tanınan ünlü alanlar, yaşlı tramvaylar, uzaktan uzağa dış çizgileri görünen görkemli camiler, çoğu yok olmuş büyük yapılar… At arabaları, faytonlar, Boğaz’da çıkıntı yapmış eski ahşap yalılar... 



Kızkulesi, Körfez’deki dalyanlar, İstanbul Üniversitesi’nin ışıklar içindeki gece görünümü, sur dışındaki surlar; belleklerden bile çoktan silinmiş Taksim, karla kaplı meydanda kızlı-erkekli kızak kayanlar, kar altındaki caddeler, Dolmabahçe sırtlarının merdivensiz döneminde yokuş tırmananlar, araba azlığından büyümüş/genişlemiş görünen caddeler, karlar altındaki kayıklar, Beyazıt’ın eski havuzu, Haydarpaşa Garı, Küçüksu Kasrı gibi İstanbul’un dört bir yanından birbirinden güzel fotoğraflar var.





Selahattin Giz (Selanik, 1914 - İstanbul, 1994)
Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken babasının hediye ettiği Laika marka küçük makineyle fotoğraf merakı başladı. Lise diplomasını aldığı gün hocası ve Cumhuriyet gazetesi yazıişleri müdürü Abidin Daver onu işe aldı ve dönemin efsane foto muhabiri Namık Görgüç’ün yanında gazeteciliğe başladı. Faik Şenol, Faruk Fenik ve Müeddep Erkmen ile birlikte Basın-Foto adlı bir ajans kurdu. 1973’te emekli oldu. Burhan Felek Hizmet Ödülü ve Basın Şeref Kartı sahibi Selahattin Giz, 43 yılı Cumhuriyet gazetesinde olmak üzere, 50 yılı aşan fotoğraf mesleğinde Atatürk ve İstanbul fotoğraflarından oluşan zengin arşiviyle tanındı. Yaklaşık üç bin fotoğraftan oluşan Atatürk arşivinin en meşhur fotoğrafı, Atatürk’ün Ankara’ya giderken ay yıldızlı tren camının ardından istasyonda kendisini uğurlayanlara ayakta baktığı portresidir.

YEM http://www.yapi.com.tr/

http://www.yapi.com.tr/Etkinlikler/haydarpasa-tren-gari-sanat-sergisi-_103066.html




Haydarpaşa Tren Garı Sanat Sergisi

Haydarpaşa Station Preservation Project’in (HSPP) önerisiyle World Monument Fund Watch2012’de listelenmiş olan Haydarpaşa Tren Garı’nda dünyaca ünlü sanatçıların eserleri sergilenecek.
yapi.com.tr
GÜNCELLENDİ!
BAŞLAMA TARİHİ:30 Kasım 2012
YER:Haydarpaşa
ŞEHİR:İstanbul
DÜZENLEYEN:
Haydarpaşa Station Preservation Project, World Monument Fund
+ Ajandama Ekle
Haydarpaşa Station Preservation Project’in (HSPP) önerisiyle World Monument Fund Watch 2012’de listelenmiş olan Haydarpaşa Tren Garı’nda dünyaca ünlü sanatçıların eserleri sergilenecek.
30 Kasım 2012 Cuma günü 8:00 - 18:00 saatlerindeziyarete açık olacak sergide, Haydarpaşa’nın tarihi ve bilinmeyen dönüşümü ile uluslararası bilinirliğini artırmak amaçlanıyor. Proje ekibi, Haydarpaşa’nın “Tehlike altındaki miras alanları” listesinde yer almasına yönelik oluşturulan HSPP’nin basında daha görünür hale gelmesini hedefliyor.
Past-Present-Uncertain Future adlı sergide, gravürleriyle Suzie Pilon,Wah Wing ChanPaul Emile Rioux; fotoğrafları ile Elif Perçin Poyraz yer alacak.



Haydarpaşa Tren Garı Sanat Sergisi

Haydarpaşa Station Preservation Project’in (HSPP) önerisiyle World Monument Fund Watch2012’de listelenmiş olan Haydarpaşa Tren Garı’nda dünyaca ünlü sanatçıların eserleri sergilenecek.
yapi.com.tr
GÜNCELLENDİ!
BAŞLAMA TARİHİ:30 Kasım 2012
YER:Haydarpaşa
ŞEHİR:İstanbul
DÜZENLEYEN:
Haydarpaşa Station Preservation Project, World Monument Fund
+ Ajandama Ekle
Haydarpaşa Station Preservation Project’in (HSPP) önerisiyle World Monument Fund Watch 2012’de listelenmiş olan Haydarpaşa Tren Garı’nda dünyaca ünlü sanatçıların eserleri sergilenecek.
30 Kasım 2012 Cuma günü 8:00 - 18:00 saatlerindeziyarete açık olacak sergide, Haydarpaşa’nın tarihi ve bilinmeyen dönüşümü ile uluslararası bilinirliğini artırmak amaçlanıyor. Proje ekibi, Haydarpaşa’nın “Tehlike altındaki miras alanları” listesinde yer almasına yönelik oluşturulan HSPP’nin basında daha görünür hale gelmesini hedefliyor.
Past-Present-Uncertain Future adlı sergide, gravürleriyle Suzie Pilon,Wah Wing ChanPaul Emile Rioux; fotoğrafları ile Elif Perçin Poyraz yer alacak.

10 Aralık 2012 Pazartesi


FIRE 2010













Haydarpasa Railway Station


Haydarpasa Railway Station
Istanbul, Turkey
For over a century, the historic Haydarpas˛a Railway Station has stood as an iconic image on Istanbul’s skyline and as a symbolic gateway to the city. Built by the German-owned Anatolian-Baghdad Railway and designed by architects Otto Ritter and Helmuth Conu, the station was a terminus of the Istanbul-Medina-
Damascus railway line and later for routes to Anatolia. Heavily damaged during World War I but rebuilt in its present configuration, Haydarpas˛a witnessed the country’s transformation from the Ottoman Empire to the Turkish Republic. Generations share a nostalgic attachment to the building and all it represents.
New transportation avenues will render the station obsolete, and there are plans to redevelop the building, which was recently damaged by fire, along with a large tract of adjacent rail yard. Improvements in transportation planning and infrastructure in many urban areas increasingly challenge the capacities and functionality of traditional stations and similar large-scale historic structures. Their redevelopment presents important opportunities for protecting cultural resources while improving quality of life. There is strong community support for an adaptive reuse of Haydarpas˛a Railway Station that will preserve public access and open space, as well as balance economic, environmental, and social concerns. Its redevelopment requires public engagement and transparency, and could serve as an important model for reinventing cultural heritage in the context of changing cities.